| |
| |
 |
 |
|
Kayıklar ve Boğaziçi
1-Kayıkçıların Sosyal Hayatı (Yol Kültürü 1999)
2-Boğaziçi’nde Su Perileri ile Dans (Deniz Ticareti
2001)
3-Üsküdar Kayıkçıları ve Kayıkçıların Demografik Yapısı
(Üsküdar Sempozyumu 2004)
4-İlk Toplu Taşıma Vasıtası: Pazar Kayıkları (Deniz
Ticareti 2004)
5-Boğaziçi’nde Su Perileriyle Dansın Dayanılmaz
Hafifliği (Vira 2007)
6-Suyun Efendileri:Kayıkçılar (Deniz Ticareti 2007
7-Boğaziçi’nde Minyatür Su sarayları (Vira 2007)
8-İlk Deniz İtfaiyesi:Ateş Kayıkları (Deniz Ticareti
2007)
9-Boğaziçi’nde Mehtap Seyri (Vira 2007)
10-Şehr-i İstanbul’da Kayıklar ve Kadınlar (Vira 2008)
11- Üsküdar’dan Göksu”ya Bir Kayık Gider İken...
12-Derya Kenarına Serpilmiş Yıldızlar: İstanbul
İskeleleri
13-Eski İstanbul’da Gece ve Mehtap
14- Boğaziçi’nde Suyun Vücutla İlk Teması: Deniz
Hamamları
15- İstanbul’u Dezenfekte Eden Mekan: Tanzifat
İskeleleri ve Kayıkları
16- Boğaziçi’nde İlk Göz Ağrımız: Peremeler
17- ÜSKÜDAR VE DENİZ İstanbul Deniz Ulaşım Sisteminde
Üsküdar’ın Tarihsel Fonksiyonu
18-Boğaziçi'nde Kaybolan Bir Denizci Mesleği :
Yedekçiler
19-Bir Boğaziçi Ebrusu Kayık Sefaları
20-İstanbul'un Karşı Kıyısında Bir Denizci Kasabası :
Esenköy Namı Diğer Katırlı
İçecek Kültürü
1-Dersaadet Su Gurmeleri ve Su Tiryakileri (Meşale
Dergisi –Fes Foot Dergisi 2006)
2-Osmanlı’da Şerbetçi Esnafı (Meşale Dergisi 2007)
3-Eski İstanbul’da Yüreğimizi Serinletenler: Karcı ve
Buzcu Esnafı (Meşale Dergisi 2007)
4-Ab-ı Hayat Sunan Sırmakeş Suyunun Yüz Yıllık Öyküsü
(Meşale 2007)
5-İstanbul’un Gezici Eminleri: SÜTÇÜ VE YOĞURTÇU ESNAFI
(Meşale 2007)
6-Baki Kente Sultan Suyu: HAMİDİYE (Meşale 2008)
7-Aziz İstanbul'un Azizleri: SAKA-SUCU ESNAFI
Çevre ve Temizlik Kültürü
1-Dersaadet Sokaklarında İlk Hanım Elleri: KADIN
ÇÖPÇÜLER (1453 Dergisi 2007)
2-Fetihten Sonra İstanbul’un Temizlik işleri: Arayıcı
Esnafı (4 Mevsim 2007)
3-Şehremaneti Döneminde İstanbul’un Temizlik
İşleri:TANZİFAT AMELESİ (4 Mevsim 2008)
Aydınlatma Kültürü
1-Dersaadet Sokak Aydınlatmasında Havagazı (İstanbullu
1999)
2-Osmanlı’da Bilinmeyen Bir Sanai Tesisi:Gazhaneler
(Mimarlık Dergisi 1999)
3-Osmanlı Üsküdar’ında Aydınlatma (Üsküdar Sempozyumu
2003)
4-Anadolu Yakasının İlk Sanai Tesislerinden Biri:
Kuzguncuk Gazhanesi ve Üsküdar (IV.Üsküdar Sempozyumu
2006)
5-İstanbul’da İlk Modern Aydınlatılan Mekan: Dolmabahçe
Sarayı ve Dolmabahçe Gazhanesi (TBMM 150.yılında
Dolmabahçe Sarayı Uluslararası Sempozyumu 2006)
6-Dünya’da ve Türkiye’de Doğalgazın Tarihi
Gelişimi:Doğalgaz Sektörünün Osmanlı Dönemi Mevzuat ve
Yönetmeliklerinden Etkilendiği Alanlar (İNGAS2007
Sempozyum Bildirisi)
7-Türkiye’de Modern Aydınlatmanın Başlangıcı ve
Aydınlatma Tarihimize Genel Bir Bakış (1853-1930) (EMO
IV. Ulusal Aydınlatma Sempozyumu İzmir Aralık 2007)
8-Türkiye’de ilk Gaz İşletmesi: DOLMABAHÇE GAZHANESİ 07
haziran 1856 -15 ağustos 1960 (GAZBİR 2007)
9-Çağdaş Kent Olgusu Olarak İstanbul’da İlk Aydınlatma
Çalışmaları,(Tek Der Dergisi2007)
10-Osmanlı Devleti’nin ve İstanbul’un Gaz İle Tanışması
(GAZBİR 2007)
|
|
|
|
|
 |
 |
| |
|
 |
| |
|
 |
| |
|
 |
| |
|
 |
| |
|
 |
| |
|
 |
| |
|
 |
| |
|
 |
| |
|
Dersaadet Su
Tiryakileri ve Gurmeleri |
 |
Hayatın kaynağı su… Varlığın dört
unsurumdan biri, ancak olmazsa olmazı su… Her başlangıcın çıkış
noktası, İstanbul’un ise sebeb-i varlığı su…
O İstanbul ki; dünyanın hiçbir yerinde sularının kaynaklarından
böylesi cömertçe yer altından dışa sunulmadığı, o İstanbul ki;
dünyanın hiçbir yerinde sularının, mesire yerlerini sarıp
okşayıp dolaşmadığı, ve de yine o İstanbul ki; dünyanın hiçbir
yerinde sularının, burası misali ‘’Boğaz’’ına kadar böylesi
sevdaya, böylesi güzele batmadığı…
Ve her bir yanının denizlerle, kaynak sularla çevrili olmasına
‘’hamd’’edip, tarihinin hiçbir döneminde ona doyamadığı, kana
kana kanamadığı, bir ‘’su gibi aziz’’ İstanbul…
devamı için tıklayınız... |
|
|
|
|
 |
| |
|
 |
| |
|
İlk Toplu Taşıma
Vasıtası Pazar Kayıkları |
 |
Kayık, suyun üzerinde
kayıp giden küçük tekne olarak tarif edilmektedir. Ülkelere göre
değişen modelleri olduğu gibi, yelkenli ve yelkensiz tipleri de
bulunmaktadır. Kayık, dediğimiz insanı su üzerinde kaydırıp
götüren bu taşıt bu biçimi ve yapısı ile sadece İstanbul’da
doğmuş, bu mavi sular üzerinde gelişmiş ve yüzyıllarca bu
ağaçlar, kubbe ve minareler ve renkli tahta evler diyarında,
deniz üzerinde bir kuş gibi uçarak, gönülleri feth edip
durmuştur. Halis bir Türkçe olan ‘’kayık’’, kaymak fiilindendir.
Öbür bütün isimler , kayığın kullanılış yerlerine ve sahiplerine
göre değişen hususiyetlerden doğmuştur. Halbuki kayık belirli
bir cins ve tür adı olmayıp, şehir sularında , insan ve eşya
taşıyan, küçük ölçekli ulaşım vasıtalarının hepsinin genel
adıdır. Kayık halkın kendiliğinden bulduğu ve türettiği, som
Türkçe bir isimdir.
devamı için tıklayınız... |
|
|
|
|
 |
|
| |
|
|
|