• Osmanlı Dönemi Gündelik Hayatıyla KUMLUCA (1850-1923) (Kumluca Belediyesi 2011)
  • Osmanlı Arşiv Belgelerinde KUMLUCA (Kumluca Belediyesi 2011)
  • Osmanlı’dan Günümüze Temizlik Tarihi TANZİFAT-I İSTANBUL (Yeditepe Yayınevi 2011)
  • Osmanlı’dan Günümüze Kaybolmuş Denizcilik Mesleği İSTANBUL MAVNALARI (İMEAK Deniz Ticaret Odası 2010)
  • Boğaziçi ve Kayık Kültürü (Yeditepe Yayınevi 2010)
  • Şehr-i İstanbul’un Temizlik Kültürü (Küçükçekmece Belesiyesi 2010)
  • Gündelik Hayatın Renklerinde Eski İstanbul (Kitabevi 2009)
  • Kartpostallarda İstanbul Eyüp-Bakırköy-Beyoğlu-Kağıthane(Kültür A.Ş. 2009)
  • Dersaadet'in Sayfiye Kenti SARIYER (Sarıyer Belediyesi-2008)
  • Eski İstanbul'da Deniz Ulaşımı KAYIKLAR (İDO-2008)
  • Kartpostallarda İstanbul Eminönü-Fatih (Kültür A.Ş. 2008)
  • Baki Kente Ab-ı Beka HAMİDİYE (Hamidiye 2006)
  • Osmanlı’da Çevre ve Sokak Temizliği (iSTAÇ 2001)
  • İstanbul Depremleri – Fotoğraf ve Belgelerde 1894 Depremi (İGDAŞ 2000)
  • Osmanlı’dan Günümüze Havagazı Tarihçesi (3 cilt, 756 sayfa)( İGDAŞ 1999)
  • Eski İstanbul’da Deniz Ulaşımı (İDO 1998)
 
Osmanlı Dönemi Gündelik Hayatıyla KUMLUCA (1850-1923)
           

XIX. yüzyılın ortaları ile XX. yüzyılın başları arası dönemde, eski adıyla “Eğdir maa Kardiç” günümüzdeki adıyla Kumluca’da, sosyal yaşamın izlerini takip edebilmemize olanak sağlayan tarihi dökümanlar, içerikleri bir bütün halinde ortaya konulunca, adeta Osmanlı dönemi Kumluca’sını günümüze taşımaktadırlar. Çalışmamızda amaçlanan, zengin Osmanlı arşiv belgelerinden Kumluca ile ilgili olanlarını belirlediğimiz çok sayıdaki belgenin açığa çıkarılarak, belgelerde yaşayan Osmanlı dönemi Kumluca’sı ve gündelik hayatının bir tasvirini ortaya koyabilmek, bunu paylaşarak, kalıcı hale getirmek, tarihimize, kültürümüze ve elbette ki Kumluca’ya bir hizmette bulunabilmektir.

Devamı...

Osmanlı Arşiv Belgelerinde KUMLUCA
           

ÖNSÖZ

Selçuklular döneminde İğdir adıyla anılan Kumluca ve civarının, Osmanlılar döneminde Teke Sancağı’na bağlı İğdir nahiyesi, İğdir ve İğdir maa Kardıç kazası, İğdir maa Kardıç nahiyesi olarak anıldığı görülmektedir. Yöre İğdir adını, Selçuklular döneminde buraya yerleştirilen İğdir boyundan almıştır.

Kumluca isminin bölge için kullanıldığını gösteren ilk bulgular on altıncı yüzyıla kadar gitmektedir. 1567 yılında Antalya ve havalisinde yapılmış olan vakıfları gösteren “Defter-i Evkaf-ı Liva-ı Teke” adlı vakıf defterinde yer alan kayıtlardaki “Kumluca-Belen der sınur-ı Elmalı der Kaş” ifadesi en eski bilinen Kumluca ismidir.

Devamı...

Osmanlı’dan Günümüze Temizlik Tarihi TANZİFAT-I İSTANBUL
           

İstanbul, Marmara kıyılarına serpilmiş semtleri, Altın Boynuz Haliç'i ve dünyanın en değerli gerdanlığı Boğaziçi ile kâinatın gözbebeği konumundadır. Belde-i Tayyibe'nin asırlar boyunca temiz ve pak kalmasını sağlayan aktörlerin ve bu aktörlerin faaliyetlerinin anlatıldığı “Osmanlı’dan Günümüze Temizlik Tarihi Tanzifat-ı İstanbul” isimli kitap Mayıs 2011 ayında Yeditepe Yayınevi tarafından yayınlanarak raflardaki yerini aldı.

İstanbul Kültür Tarihçisi ve Sultanbeyli Belediyesi Kültür Müdürü Mehmet Mazak ve Kültür Dergisi Yayın Yönetmeni Fatih Güldal’ın kaleme aldığı, Osmanlı toplumu ve İstanbul'un geçmişte Avrupa'ya örnek olmuş bir konudaki zenginliğini günümüze aktaran“Osmanlı’dan Günümüze Temizlik Tarihi Tanzifat-ı İstanbul” eseri ile Türk toplumunun Dünya’ya örnek teşkil etmiş gayretleri kamuoyunun istifadesine sunulmaktadır.

Devamı...

           

Kitap Künyesi
Yayın İsmi:Osmanlı’dan Günümüze Kaybolmuş Denizcilik Mesleği İSTANBUL MAVNALARI
Genel Yayın Yönetmeni:Mehmet Mazak
Proje Koordinatörü ve Editörü: Mehmet Mazak
Arşiv Araştırma:Cüneyt Tepe- Fatih Ceylan-Bayram Aydın-Fatih Güldal
Osmanlıca: İbrahim Akdağ
Belge Fotoğraf:Ayhan Uçar-Abdullah Gül- Nurullah Kasap-Cevdet Onaran
Metin Yazarı: Mehmet Mazak- Aylin Doğan
Yayınlayan: İMEAK Deniz Ticaret Odası
ISBN: 978-9944-60-691-2


Osmanlı’dan Günümüze Kaybolmuş Denizcilik Mesleği İSTANBUL MAVNALARI

Üç tarafı denizlerle çevrili bir yarımada konumuyla ülkemiz asırlardır denizle ve deniz yaşantısı ile hemhal olmuş bir coğrafyadır. Aynı zamanda üç kıtanın ve üç imparatorluğun payitahtı, Napolyon’un tabiriyle “Dünya bir imparatorluk olsaydı başkenti İstanbul olurdu” ifadesine sahip olmuş İstanbul şehri de bir yarımada konumundadır. Son yapılan Yenikapı kazıları sonucunda yaklaşık 8000 yıllık geçmişi ile o dönemde de bir liman şehri olma özelliği ile İstanbul, bugünde Dünya’nın sayılı liman şehirlerinden biri olarak denize olan bağlılığını devam ettirmektedir.

Ülkemiz coğrafyasında ve İstanbul’da yaklaşık 1000 yıldır süren Türk hâkimiyeti döneminde deniz ve deniz yaşantısı üzerine kütüphaneler dolusu kültürel birikimler oluşmuştur. Ancak ne yazık ki, deniz kültürünün ve tarihinin ülkemizde istenilen düzeyde bilinmediği de bir gerçektir.

“Türkler tarih yapar, ancak yazmaz” diye toplumumuzda bir kanı vardır. Hakikaten İstanbul’un fethiyle birlikte İstanbul şehrimizde kullanılmaya başlayan ve fiili olarak 1980’lerin ortasında tamamen ortadan kaybolan bir meslek olan “Mavna ve Mavnacı Esnafı”nın yaklaşık 550 yıllık tarihini bu coğrafyanın insanları olarak bizler yapmışızdır. Ancak beş buçuk asırlık bir tarihi olan mavnacı esnafı ve mavna işletmeciliği hakkında hiç bir matbu ve yazılı eserin olmaması çok manidardır. Günümüz denizcilik sektöründe yer alan bir çok armatörün geçmişinde mavnacılığın ciddi bir yer tuttuğu da bir gerçektir.

Devamı...

 
           

Yazarı: Mehmet MAZAK
Yayınevi: Yeditepe Yayınevi
Yıl: İstanbul, 2010


Boğaziçi ve Kayık Kültürü

2010 yılı içinde Deniz Kültürü adı altında aylık seminer ve söyleşiler gerçekleştirerek sektörün kaybolan değerlerinin yaşatılmasını sağlayan, aynı zamanda İstanbul kültür tarihi üzerine çalışmaları ile tanınan Araştırmacı Mehmet Mazak tarafından yeni bir eser yayınlandı..

“Boğaziçi ve Kayık Kültürü”, adında yayınlanan eserin önsözünde Araştırmacı Mehmet Mazak eserle ilgili şu düşüncelere yer vermiş: “Üç tarafı denizlerle çevrili olan ülkemizde denizin insan hayatında çok ciddi bir yeri vardır. Marmara, Boğaziçi ve Karadeniz ile bir yarımada üzerine kurulu olan İstanbul, tarihin bütün dönemlerinde bir deniz ve liman şehri olmuştur. Üç tarafı denizlerle çevrili bu kadim şehre Arap dünyasında Ümm-i Dünya, dünyanın anası denmiştir. Üç imparatorluğa payitahtlık etmiş olan İstanbul’un billurlaşmış deniz kültürünün toplumumuza anlatılması gerekmektedir. Okyanusa düşen yağmur taneleri misali asırlardır Türkler elinde nadide bir mücevher gibi el emeği ile işlenen İstanbul ve bu şehrin deniz kültürü toplumumuz tarafından öğrenilmeli ve yaşanmalıdır. Bu düşünceler ışığında yıllardır Osmanlı dönemi Boğaziçi ve Kayık kültürümüz üzerine kaleme almış olduğum makalelerimin tek bir kitapta toplanması fikrinden yola çıkılarak “Boğaziçi ve Kayık Kültürü” kitabı ortaya çıkmıştır.

Devamı...

 
           

Yazarı: Mehmet MAZAK
Yayınevi: Kitapevi
Yıl: İstanbul, 2009
Özellik: 14 x 20 cm., X+164 sayfa, Türkçe, Karton kapak.
ISBN No: 9789759173999


Gündelik Hayatından Renklerle Eski İstanbul

İstanbul, üç dünya imparatorluğuna, Roma, Bizans ve Osmanlı Türklerine başkent olmuş,1600 yılı aşan bir süre boyunca 120 den fazla imparator ve sultanın hüküm sürdüğü mağrur şehir. Bu özellikleri ile yeryüzünün nadide beldesi. Yedi tepe üzerine kurulu İstanbul, Türk sanatının şaheserlerini, tepelerine kondurmuş "taçlar" gibi, Sultan camileri ile süslüdür. Bu görünüş şehrin siluetine her yönden güzel, muhteşem ve huzur verici bir manzara olarak aksetmektedir. İstanbul’un keyfi ve ihtişamı Süleymaniye’dir.

İstanbul, şair ile arkeologun, sefir ile tacirin, prenses ile gemicinin, kuzeyli ile güneylinin, hepsinin aynı hayranlık duygusuyla haykırdığı âlemşümul ve son derece büyük bir güzelliktir.
İslam dünyasının “bir tarafı karaya, iki tarafı denize bakan şehir” dediği “Ümm-i Dünya”, dünyanın anası olan bu şehrin siluetinin denize aks etmesinden dolayı ortaya çıkan manzaranın âlemde bir eşi ve benzeri bulunmayan, iki kıta ve üç deniz, işte size İstanbul"

Bu satırlarla başlıyor Mehmet Mazak'ın "Gündelik Hayatından Renklerle Eski İstanbul" adlı eserinin önsözü.

Devamı...

 
           

Yazarı: Mehmet MAZAK

Şehr-i İstanbul’un Temizlik Kültürü

İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti sürecinde İstanbul Kültür Tarihi araştırmacısı Mehmet Mazak editörlüğü ve sanat yönetmenliğinde “Şehr-i İstanbul’un Temizlik Kültürü” ismiyle Küçükçekmece Belediyesi tarafından Avrupa’ya asırlarca çevre ve temizlik kültürü konusunda örnek olmuş olan Osmanlı ve Türk milletinin güzelliklerini yansıtan bir eser yayınlandı.

Hazırlanan kitabın Editörü Mehmet Mazak eserin önsözünde çalışmayı şöyle anlatmaktadır:
”Üç imparatorluğa payitahtlık etmiş olan İstanbul’un billurlaşmış bir şehir kültürü ve bu şehrin Avrupa’ya ve Dünya’ya örnek olmuş bir temizlik kültürü vardı. Osmanlı’nın 29 Mayıs 1453 yılında İstanbul’u fethinden itibaren şehrin temizliği ve çevreye olan uyarlılıklarının günümüz toplumuna anlatılması gerekmektedir. Okyanusa düşen yağmur taneleri misali asırlardır Türkler elinde nadide bir mücevher gibi el emeği ile işlenen İstanbul ve bu şehrin temizlik kültürü toplumumuz tarafından öğrenilmeli ve yaşanmalıdır. Bu düşünceler ışığında yıllar önce kaleme aldığım Osmanlı dönemi temizlik ve çevre kültürümüzü konu alan “Osmanlı’da Çevre ve Sokak Temizliği” adlı eserimi bir grup kültür gönüllüsü arkadaşlar ile elden geçirerek, yeni konu ve metinler ilave ederek, yeni kaynakları kullanarak farklı bir çalışma olarak sizlerle paylaşmanın mutluluğunu yaşıyorum.

Devamı...

 
           


Hazırlayan: Mehmet Mazak

Editör: Mehmet Mazak

Yayınlayan: Kültür A.Ş.

Yıl: İstanbul 2008

Kartpostallarda İstanbul: Eyüp-Bakırköy-Beyoğlu-Kağıthane

Osmanlı İstanbul’unun Haliç kenarına serpilmiş semtleri olan Eyüp, Beyoğlu ve Kağıthane ile birlikte Marmara kıyısındaki yeşil beldesi Bakırköy semtleri “Kartpostallarda İstanbul: Eyüp-Bakırköy-Beyoğlu-Kağıthane” kitabıyla dile
geliyor.

Kültür A.Ş. tarafından yayınlanan “Kültür Serisi” kitaplarının sekizincisi olan bu değerli eser, Altınboynuz’un (Haliç) kenarında nadide bir mücevher gibi sıralanmış Eyüp, Beyoğlu ve Kağıthane semtleri ile Marmara kıyısındaki derya
kenarındaki bir inci misali Bakırköy semtinin görsel tarihini sunmaktadır.Eser bu semtlerin tarihine yolculuk yaptıran bir konseptte hazırlanmış olup, buraları gezip görmek isteyenlere, adeta bir rehber niteliğinde hazırlanmıştır.

Geçmişin haberleşme aracı olarak kullanılan kartpostal, günümüz araştırmacıları ve koleksiyoncuları için, son derece değerli bir belge niteliği taşımaktadır. “Kartpostallarda İstanbul: Eyüp-Bakırköy-Beyoğlu-Kağıthane” eseri adı geçen
semtlerin Osmanlı dönemi ve Cumhuriyet’in ilk yıllarındaki gündelik hayatına ve sosyal hayatına ışık tutmaktadır. Ayrıca bu semtlerin mimarisi ve sosyal dokusuna yönelik çalışma yapacak araştırmacılar için kaynak niteliği taşımaktadır.

Bu Şehr-i Stanbul’u dünyanın incisi yapan, dünya şehirlerinin kraliçesi yapan, Marmara, Boğaziçi ve Haliç kenarlarına serpilmiş lale, erguvan ve yosun kokulu semtlerinin görsel tarihini hazırlamaya karar verdiğimizi belirtmiştik. Bu proje
kapsamında ilk eser olarak “Kartpostallarda İstanbul : Eminönü- Fatih” çalışması başarıyla tamamlanarak yayın hayatına kazandırıldı. Projemizin devamında ikinci halkasını oluşturan “Kartpostallarda İstanbul: Eyüp-Beyoğlu-Kâğıthane-Bakırköy” eserinde Haliç’in (Altın boynuz) kıyılarında doğmuş ve gelişmiş olan semtlerimizin görsel tarihini sizlerle paylaşmaktan büyük onur duymaktayız. Ayrıca Marmara kıyısında yeşillikler içerisindeki Bakırköy semtimizin
görselleriyle esere zenginlik katılmıştır.

İstanbul’un fethiyle birlikte Hz. Eyyüb’el Ensari’nin kabrinin bulunduğu yerin Fatih Sultan Mehmet tarafından Hocası Akşemsettin’e tespit ettirilerek burada cami, külliye yapılmasıyla Eyüp semtinin genel anlamda temelleri atılmıştı. Eyüp semtinin mistik havasını kartpostallarla eserimizde yansıtmaya çalıştık. Ayrıca 18.yüzyıl Lale devrinin eğlence ve tenezzüh mekanı Kağıthane ve Sadabat bütün ihtişamıyla eserin sayfalarında yer almaktadır.

Beyoğlu, ilk modern Avrupa-i semtimiz mimari dokuları ve içerisinde barındırdığı eserlerle kitapta yer almaktadır. Son olarak Bakırköy, Surdışı İstanbul’unun Trakya’daki en güzel şehircilik örneğinin verildiği bu semtimizin görselleri sizi
buraları gezmeye davet eder niteliktedir.

Araştırmacı Mehmet Mazak’ın titiz bir çalışması sonucu hazırlanan, İstanbul’un ortasında Eyüp-Bakırköy-Beyoğlu-Kağıthane ilçelerine nostaljik bir gezi yapmak isteyen herkesin, başucu kitabı olmaya aday bu eser, Kültür A.Ş. İstanbul Kitapçısı’ndan ve tüm seçkin kitapevlerinden temin edilebilir.

 
           


Yazarı-Hazırlayan: Dr. Ali MAZAK-Mehmet MAZAK

Editör: Mehmet MAZAK

Yayınlayan: Sarıyer Belediyesi

Yıl:2008

Dersaadet’in Sayfiye Semti Sarıyer
Dersaadet’in (İstanbul) yaz aylarında bunaltıcı havasından ve şehrin gürültüsünden uzaklaşarak rahatlamak ve ailelerin rahat nefes almasını sağlayabilmek için Boğaziçi’nin sahil şeritlerine yerleşimler ve sayfiye evleri yapılmaya başlanmıştı. Özellikle 18. yüzyıldan itibaren Dersaadet’in bunaltıcı sıcaklarından Boğaziçi’nin sayfiye semtlerine hızlı bir göç ve yayılma başladığını görmekteyiz.

Osmanlı İstanbul’unun gezi, eğlence, dinlenme ve yaz dönemlerinin geçirildiği sayfiye semtlerinin bir çoğunun Sarıyer ilçe sınırları içerisinde yer alması bizleri böyle bir eser hazırlamaya sevk etti.

Osmanlı devlet ricalinin, zengin esnafın ve yabancı ülke elçiliklerinin yoğun bir şekilde talep ettikleri Sarıyer semtlerinin o günlerdeki görüntüleri, silüetleri ve sosyal dokularını Sarıyerlilere ve Kültür dünyamıza kazandırma gayretiyle “Dersaadet’in Sayfiye Semti Sarıyer” ismiyle matuf eseri hazırladık.

Bugün Sarıyer ilçemizin sınırları içeresinde yer alan Rumelihisarı, Emirgan, İstinye, Tarabya, Yeniköy, Büyükdere ve Yeni Mahalle, Dersaadet halkının yaz dönemlerini geçirmek üzere rağbet ettikleri semtlerin ilk başlarında gelmekteydi. Özellikle varlıklı devlet ricali ve yabancı elçilik binaları Ulaşımın hem karadan hem de denizden sağlanması, havasının latif ve nemden ari olmasından dolayı bu bölgeye yoğun bir talepleri olmuştur. Bu bölge hatıralarda ve eski kartpostallarda sayfiye semti olarak damaklarda tat bırakmıştır. Bu düşünceyle eserimizi hazırlarken “Dersaadet’in Sayfiye Semti Sarıyer” ismini vermeyi uygun gördük. Hazırlamış olduğumuz eserle sizleri Dersaadet’in sayfiyeler diyarında nostaljik bir yolculuk yaptırmayı arzu ettik.

“Dersaadet’in Sayfiye Semti Sarıyer” eseri üç bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde İstanbul’un kuruluşundan itibaren geçirdiği tarihsel süreç ve medeniyetler açıklanmaktadır. Birinci bölümde Rumelihisarı’ndan itibaren Rumeli Feneri’ne kadar olan sayfiye semtlerinin tarihini gravürler ile birlikte sunmaya özen gösterdik. İkinci ve ana bölümde ise Boğaziçi, Rumelihisarı, Emirgan, İstinye, Tarabya, Yeniköy, Büyükdere,Yeni Mahalle ve diğer Sarıyer semtleri ile ilgili eski kartpostal ve fotoğraf albümlerinden derlenen görseller sunulmaktadır.

Bu eseri elinize aldığınızda kaybolan bazı değerleri, adetlerimizi, camileri, yalı ve konakları, deniz hamamlarını, dalyanları, leylak ve erguvan kokularını ve her şeyden önemlisi kaybolan Boğaziçi güzelliklerimizi göreceksiniz.

Geçmişin tatlı hatıralarının geçtiği Dersaadet’in sayfiye semtlerinde sizleri yolculuğa çıkarabilirsek ne mutlu bizlere...

 
           


Yazarı: Mehmet MAZAK
Kreatif Direktör: Tolga UYAR
Yayın Koordinatörü: Fatih TAŞKIRAN
Sayfa : 192
Baskı Tarihi: Eylül 2008
Yayıncısı: İDO


“Eski İstanbul’da Deniz Ulaşımı KAYIKLAR” ismiyle İDO tarafından yayımlanan kitabın sayfalarını çevirince eski Boğaziçi ve İstanbul resimlerini bulacak ve bu resimlerde Eski İstanbul’da ne kadar çok sayıda ve farklı özelliklerde kayığın deniz ulaşımını sağlamada nasılda arı gibi çalıştığını görecek, şehrimizin sahip olduğu denizcilik kültürüne hayran kalacaksınız.

İstanbul'un fethinden itibaren 19. yüzyıl ortalarına kadar Boğaziçi, Haliç ve Marmara'da kayıklarla ulaşımın nasıl yapıldığı, kayık türleri, kayıkçıların sosyal hayatı, iskele isimleri ve ulaşım güzergahlarını konu alan Osmanlı Arşivi'ne dayalı bu kitabta sadece İstanbul’un deniz ulaşım tarihini değil; dönemin kültürünü, ticaret hayatını ve gündelik yaşantısınıda bulcaksınız.

Araştırmacı, yazar Mehmet Mazak’ın çalışmaları sonucu ortaya çıkan “Eski İstanbul’da Deniz Ulaşımı KAYIKLAR” adlı eser, saltanat kayıklarından peremelere, piyadelerden Pazar kayıklarına ve hatta buz kayığından kırlangıçlara kadar onlarca kayık tipini temel özellikleri, işlevleri ve resimleriyle günümüze taşıyor.

İstanbul’un yüzyıllar öncesinde bile deniz ulaşımında etkin bir kent olduğunu ve Haliç ve Boğaziçi’nin 16. ve 19. yüzyıllardaki hareketliliğini görmek için mutlaka bu eseri incelemeniz gerekmektedir.

Kara ulaşımının henüz çok zayıf olduğu dönemlerde hayatın akışını kolaylaştırmanın yolunun denizi iyi anlayıp ona uyumlu araçlar üretebilmekten geçtiğini Osmanlı aklı ve ilmi düşünmüş olmalı ki:bu uğurda gerçekleştirilen projeler ile İstanbul, yüzyıllar öncesinde dahi her ihtiyaca cevap veren birbirinden farklı pek çok “kayık” tasarımıyla bu sınavı başarıyla vermiştir.

“Eski İstanbul’da Deniz Ulaşımı KAYIKLAR” kitabı, geçmişin ışığında günümüzü anlamak ve geleceği şekillendirebilmek açısından çok değerli bir eser. Ciddi bir dökümanter uğraşının ürünü olan kitapta: deniz ulaşımı ve kayıkların İstanbul yaşamındaki yeri dönemin hikayeleri ve muhteşem resimleriyle eserde günümüze aktarılıyor.

 
           


Hazırlayan - Editör : Mehmet MAZAK
Sayfa Sayısı: 240
Basım yılı: Haziran 2008

Osmanlı İstanbul’unun beyni ve yüreği olan Eminönü-Fatih semtleri, “Kartpostallarda İstanbul” kitabıyla dile geliyor. Kültür A.Ş. tarafından yayınlanan “Kültür Serisi” kitaplarının yedincisi olan bu değerli eser, İstanbul’un kalbi mesabesindeki Eminönü-Fatih semtlerini, sîret ve suret denklemi içerisinde soluksuz gezmek isteyenlere, adeta bir rehber niteliğinde hazırlanmıştır.
Geçmişin haberleşme aracı olarak kullanılan kartpostal, günümüz araştırmacıları ve koleksiyoncuları için, son derece değerli bir belge niteliği taşımaktadır. “Kartpostallarda İstanbul, Eminönü-Fatih” eseri hazırlanırken, daha önce yapılmış kartpostal albümlerden farklı olarak, mekan ve yerlerden ziyade, “insan” unsuru ön planda tutulmuştur. Osmanlı Dönemi gündelik hayatına, sosyal yaşantısına ışık tutan eserde, sayfalar dolusu yazıyla anlatılamayacak düşünceler, bir kareye sığdırılmıştır. Galata Köprüsü’nden Yeni Cami’ye, Yeni Cami’den Kapalı Çarşıya, Kapalı Çarşı’dan da Ayvansaray ve Haliç’e kadar uzanan geniş yelpazedeki karelere yer verilen eserde, 19 ve 20. yy dönemlerini yansıtan ikiyüzün üzerinde kartpostal kullanılmıştır.
İnsanlarla beraber, binalar, parklar, sokaklar ve hatta bütün bir şehrin değiştiği, yok olmaya yüz tuttuğu günümüzde, İstanbul’un doğum yeri niteliğindeki Eminönü-Fatih ilçelerine nostaljik bir gezi yapmak isteyen herkesin, başucu kitabı olmaya aday bu eser, İngilizce-Türkçe olarak hazırlanmış olup Kültür A.Ş. İstanbul Kitapçısı’ndan ve tüm seçkin kitabevlerinden temin edebilirsiniz.

 

Sayfa Sayısı: 192
Basım yılı: Şubat 2006
Ma-i tesnim içelim çeşme-i nevpeydadan
                                              Nedim

Sultan II. Abdülhamid’in cülusunun 25. yılı dolayısı ile Aziz İstanbullulara armağan ettiği Hamidiye Çeşmeleri ve menba suyunun tarihsel süreçte hangi düşüncelerle ortaya çıktığı, nasıl projeler yapıldığı, kimlerin projede yer aldığı, nerelere hizmet götürüldüğü vb. Hamidiye suyunun bütün yönleri ile incelendiği eser kültür dünyamıza sunulmuştur.  

Devamı...

 
 
Yazar: Mehmet MAZAK
Yayınlandığı Yıl: 1998
Sayfa Sayısı: 164

İstanbul'un fethinden itibaren 1800 yılına kadar Boğaziçi, Haliç ve Marmara'da kayıklarla ulaşımın nasıl yapıldığı, kayık türleri, kayıkçıların sosyal hayatı, iskele isimleri ve ulaşım güzergahlarını konu alan Osmanlı Arşivi'ne dayalı bir çalışmadır. 
 
 

Yazar: Mehmet MAZAK
Yayınlandığı Yıl: 2001
Sayfa Sayısı: 255

Osmanlı'da Çevre ve Sokak Temizliği; Beş bölüm olarak hazırlanmış bir kitaptır. Kitabın birinci bölümünde, Tanzimat'tan önce Osmanlı Devleti'nde belediye hizmetlerinin kimler tarafından nasıl görüldüğü, ikinci bölümünde Şehremaneti'nin teşekkülünden önce temizlik hizmetlerini kimlerin, nasıl, hangi şartlarda yerine getirdiği anlatılıyor. Üçüncü bölümde, Şehremaneti'nin kurulması, İstanbul'da ilk imar planı çalışmaları, kent planlamaları gibi

konular yer alıyor. 

Devamı...
 

Yazarlar : Mehmet GENÇ 
              Mehmet MAZAK
Yayınlandığı Yıl: 2000
Sayfa Sayısı: 254

İstanbul tarih boyunca bir çok medeniyetlere ev sahipliği yapmış olmasının yanında bugünde, sanayi, ticaret, finans, tarih ve kültür merkezi olarak Türkiye'nin hatta Dünya'nın önemli bir bölgesidir. Yüzyıllar boyunca başta bu büyük megapol olmak üzere Anadolu topraklarının büyük bir kısmını yerle bir eden, büyük mal ve can kaybına sebep olan depremler hakkında toplum olarak fazlaca bir bilgiye sahip olamamıştık. Ne zamanki 17

Ağustos ve 12 Kasım depremlerini yaşadık, o zaman İstanbul ve çevresinin bir deprem bölgesi olduğunu acıda olsa öğrenmiş olduk.

Devamı...

 

Araştırmacılara göre gaz kullanımının tarihi Türkiye’de olduğu gibi Dünyada’da çok eskilere dayanmaz. Nitekim ilkel bir şekliyle gazın ancak 18.yüzyıl sonunda Belçikalı bir eczacı tarafından bulunmuş olması bunu gösteriyor. Profösyönel anlamda gaz kullanımına 19.yüzyılın ilk çeyreğinde başlanmıştır. Osmanlı’da 1853’te Hazine-i Hassa tarafından idare edilmek üzere kurulan Dolmabahçe Gazhanesi bu alanda atılmış ilk önemli adımdır. Başlangıçta aydınlatmada kullanılan gaz, zaman içinde geliştirilerek bugünkü kullanım özelliklerini kazandı.

Devamı...

 

 
 

 

 Yazar 1995 ile 1997 yılları arasında yukarıdaki eserlerin transkripsiyon (Osmanlıdan Modern Türkçeye çevirme) heyetinde yer almıştır.  

 
 

1. Uluslararası Doğalgaz İşletmeciliği ve Teknik Eğitim Sempozyumu Bildiri Kitabının bölüm editörlüğü ve yayın kurulu üyeliği yapmıştır. 

 

 
 

Mayıs 2003'te düzenlenen I. Üsküdar Sempozyumu ve Mart 2004'te düzenlenen II. Üsküdar Sempozyumunda sunulan bildirilerdir. 

 

 
 

Ağustos 1995 ile Aralık 1998 yılları arasında Tamburi Laika KARABEY Hanımefendi'nin Atatürk Kitaplığına bağışlamış olduğu kendi el yazısıyla hazırlanan notalar, makaleleri, resimleri, kitapları ve döneminin büyük musiki ustaları tarafından kendisine verilen müzik notalarından oluşan özel nota koleksiyonunu bir grup araştırmacıyla birlikte tasnif ederek katalog haline getirmişlerdir.  

 

 
 

13 Mayıs 2005'te Kağıthane Belediyesi'nce düzenlenen Osmanlı'dan Günümüze Temizlik İşçileri ve Aletleri Sergisinde gösterilen resimlerin büyük bölümünü yazar tarafından temin edilmiştir.   

 

 
 

Türkiye'de gazın kullanımının 150. yılı ve İGDAŞ'ın 20. yılı münesabetiyle hazırlanan "Dünya Başkenti İstanbul'da Doğalgaz" isimli prestij çalışmanın projesini hazırlayıp yayın hayatımıza kazandırılmasında büyük emek vermiş ve eserin yayın kurulunda yer almaktadır.   

 

 
  
 
 
 

 

(c) Mehmet Mazak,